İzmir Kondilom Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

All Posts in Category: Genel

Siğil Tedavisi

Hover me to open tooltip

Siğiller HPV virüsünün neden olduğu deri ve müköz membranları tutan lezyonlardır. HPV virüsü kadında rahim ağzı kanseri, erkekte ise anal veya genital bölgede kansere yol açabilir. Siğiller genelde vücudun her yerinde çıplak gözle görülebilen oluşumlardır. Günümüzde çok çeşitli tedavi şekilleri vardır. Tedavi genelde aylarca sürebilir. Bağışıklık sistemi iyi olan hastalarda bazen siğiller kendiliğinden düzelebilir. Fakat bağışıklık sistemi çeşitli nedenlerle bozulursa (gebelik, HIV enfeksiyonu, kemoterapi, diyabet vs.) tekrar tekrar ortaya çıkar ve yayılır.

HPV virüsünün yaklaşık 100 kadar çeşidi vardır. Bu virüslerden bir kaçı aynı hastada bulunabilir. Bunların hangilerinin genital siğil, hangilerinin extremitelerde görülen siğilleri yapacağı virüsün tipine bağlıdır. Bazı çeşitlerinde kanser yapma potansiyeli daha fazladır. Bu virüsler vücuda girdikten sonra hücre içine mukozaya yerleşir. Uzun zaman hiçbir belirti veremeden kalabilirler. Herhangi bir dönemde hastalık oluşturarak çok sayıda enfeksiyöz ve onkojenik potansiyelli siğiller oluşur.

Çocuklarda genital siğil saptanırsa cinsel istismara uğrama olasılığı yanında direkt elle bulaşma ya da kullanılan eşyalarla bulaşma akla gelmelidir. Hastalık en çok 20-40 yaşları arasında sıktır. Nemli ortamlar, gebelik, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar, HIV enfeksiyonu siğillerin çıkmasına zemin hazırlar.

HPV enfeksiyonunda kuluçka dönemi 1-8 ay arasında değişir. Fakat virüs daha uzun bir süre hiçbir klinik belirti ve semptom vermeden devam edebilir. Siğiller inkübasyon döneminden sonra deriden kabarık, yumuşak, nemli, pembe-gri polipler şeklinde belirir. Bunlar tedavi edilmezse büyürler ve bazen karnabahar tarzında şişlikler oluşturur. Ayrıca bu dönemde hastalarda kaşınma ve yanmada olabilir. Homoseksüel erkeklerde bu siğiller daha çok anüs çevresindedir

Teşhis genelde direk gözle konur. Eğer siğillerde ülser, kanama varsa ve hızla çoğalıyorsa kanseri ekarte etmek için biopsi alınmalıdır.

Genitel siğiller virüs depolarıdır. Mutlaka tedavi edilmelidir. Tedavi edilmediklerinde kendiliğinden kaybolmaz. Kısa sürede vücudun diğer bölümlerine yayılabilir. Dokunma, sürtme veya kaşınma ile siğiller vücudun diğer yerlerine bulaştırılabilir.

Genital siğillerde çeşitli tedavi yöntemleri denenmiştir. Koter veya radyo frekans ile yakma, krioterapi (dondurma), operasyonla kesip çıkarma gibi yöntemler yanında imikomod, podofilin gibi yüzeyel krem ve solüsyonlarda kullanılabilir. Siğilin yeri büyüklüğü, yaygınlığına göre tedavi yöntemine karar verilir. İlaçla tedavide sonuç her zaman alınmayabilir.

Siğiller her zaman tekrarlayabilir. Özellikle bağışıklık sisteminin bozulması buna yol açar. HPV virüsü taşıyan kadın ve erkekle cinsel beraberliğin devamı da siğillerin yeniden çıkmasına yol açabilir.

Koruyucu amaçla 12-13 yaşlarında HPV aşısı uygulanabilir. 1. 2. ve 6. Aylarda toplam üç aşı uygulanır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Siğil Nasıl Geçer ?

Siğiller cilde yerleşen HPV virüsleri ile oluşur. Virüsler ciltteki kesik veya yaralardan vücuda girer. Siğiller genelde zararsızdır. Fakat HPV virüsü son derece bulaşıcıdır. Tokalaşma veya yakın temas ile siğile doğrudan temas etmek ya da siğiller bulaşık bir yere dokunmak virüsün yayılmasına neden olur. Siğiller ellerde, parmaklarda ve ayaklarda sık görülür.

Siğiller vücudun herhangi bir yerinde görülebilir. Bunlar genellikle cilt renginde, sert ve pürüzlü olabilir. Bunun dışında koyu renkte (kahverengi, gri-siyah) düz yumuşak siğil tipleri de vardır. Ayak tabanındaki siğiller basmaya bağlı düz bir görünüme bürünebilirler ve nasırla karışırlar. Bunlarda bazen ağrıda olabilir.

Çocuklarda, ergenlik çağında olanlarda, tırnak yeme alışkanlığı olanlarda, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde siğil oluşma riski daha fazladır. Ama HPV virüsünü kapan herkeste görülebilir.

Çocuklardaki siğiller genelde kendiliğinden geçer. Bazen ebeveynler bunları okutur veya muska yazdırır. Kendi kendine geçen siğillerin bunlarla geçtiğini sanır. Ancak çocuklarda gittikçe çoğalan acı veren siğillerde mutlaka tedavi şarttır.

Siğillerde ana neden HPV adlı virüstür. Siğile neden olan bu virüs vücuttaki kesik ve sıyrıklardan vücuda daha rahat girer. Çocuklar düşme ve çarpma nedeniyle sık sık vücutlarını yaralar. Bu yaralardan virüsün girmesi kolaylaşır. Çocuklarda sık görülmesinin en büyük nedeni budur. Birde vücudun traş edilen yerlerinde erkeklerde yüzde, bayanlarda bacaklarda siğil görülme olasılığı fazladır. Bunun dışında vücudun herhangi bir yerinde çıkan siğil, vücudun başka bir yerine sıçrayabilir.

Siğillere neden olan virüsler daha çok ıslak ve nemli yerleri sever. Bir kişinin siğil olan bölgesine dokunmakla hemen virüs kapılmaz. Fakat bulaşık kişilerin kullandıkları eşyaların ortak kullanımı, siğil virüsünün bulaşmasını kolaylaştırır.

Diğer taraftan bazı kişilerin vücutlarındaki bağışıklık sistemi virüsün kapılmasını engelleyebilir. Tabi bağışıklık sistemi bozuksa virüs çok kolaylıkla hastalık oluşturabilir.

Bağışıklık sistemi zayıf olanlarda deride kesik veya yarası olanlarda, siğili olan kişilerin kullandığı havlu bornoz, terlik gibi eşyalarda, ortak kullanılan hamam, kaplıca veya banyodan, direkt siğile temas ederek, tırnak yeme alışkanlığı sonrası bulaşma olabilir.

Özellikle genital siğillere neden olan bazı HPV virüsü çeşitleri kansere yol açabilir. Özellikle rahim ağzı kanserlerinde bu virüsün etkisi fazladır. Genital siğillerin bulaşmasında cinsel ilişki önemlidir. Siğillerin oluşması bazen 6 ayı bulabilir.

Daha az olarak HPV virüsleri penis kanserine veya oral seks yoluyla ağız ve boğazda kanser gelişimine neden olabilir. Bunların düzenli olarak pap smear testi yaptırması teşhis ve tedavi açısından son derece önemlidir.

Tedavide günümüzde radyo frekans ile yakma uygulanmaktadır. 6 ay süre ile hastaların takip edilir. Tedavi sonrası yeniden siğil çıkabilir. Virüsün vücuttan bağışıklık sistemi ile atılması yıllar alabilir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Siğil Çeşitleri nelerdir ?

HPV virüsünün yaklaşık 100 tipi vardır ve siğillere yol açan bu virüs değişik şekilde lezyonlarla karşımıza çıkabilir. Siğil çeşitleri bulaştığı yere göre değişir. En sık olarak el ve ayak tabanlarında görülür. Deriyle aynı düzeyde olan siğiller yüzde görülür. Bunlar kahverengi, küçük, 1-2 mm çapında siğillerdir. Düz siğiller çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. En çok elde ve yüzde görülür. 2-3 mm çapında, kahverengi, ten rengi veya pembe renkte çil gibi görüntüsü vardır. Çoğu zaman benlerle karışırlar.

Siğil çeşitleri şu şekilde sınıflandırılabilir:

  1. Yaygın siğiller: El ayasında, parmaklarda, parmak aralarında, tırnakların çevresinde görülen siğillerdir. Deri bütünlüğünün bozulduğu yerlerde daha çok görülür. Özellikle tırnak yiyen kişilerde fazladır. Çocuklarda en sık görülen şekildir.
  2. Ayak tabanı siğilleri: Nasır görünümündedirler. Tek tek veya gruplar halinde olabilirler. Ayaklarda ki siğillerde ağrı bazen görülebilir.
  3. Düz siğiller: Vücutta her yerde görülebilir. Bunlar küçük, yumuşak ve düz siğillerdir. Daha çok saç ve yüz bölgesinde görülürler.
  4. Etek siğilleri: Erişkinlerde görülür. Cinsel yolla bulaşan siğillerdir. Tedavi edilmezse çok yayılabilirler. İleri yaşlarda kansere yol açabilirler. Tıbbi adı condyloma accümünata denir.

Siğiller temas yolu ile bulaşır. Siğilleri oluşturan HPV virüsü uzun yıllar vücutta hastalık yapmadan kalabilir. Bu nedenle siğillerin çıkma süresi hızlı değildir. Uzun bir kuluçka dönemleri vardır. En fazla bulaşma cinsel yolla bulaşan etek siğilleri denen kondilomlarda olur. Siğillerin en fazla bulaştığı yer hamamlar, havuzlar, tuvaletler gibi genel kullanılan yerlerdir. Ayrıca bornoz, havlu, terlik vb. gereçlere de bulaşabilir.

Siğilleri oluşturan virüsler her bünyede barınamazlar. Bağışıklık sistemi kuvvetli olan kişilere bulaşsa bile bu bünyede üreyemezler. Tırnak yeme alışkanlığı olanlarda deri bütünlüğü bozularak üreyebilirler. Çocuklarda bazen kendiliğinden kaybolabilir. Fakat erişkinlerde tedavi şarttır. Çünkü zamanla kanser riski artar.

Siğillerin tedavi sonrası tekrarlanmaması için hastanın tedaviye sürekli ve düzenli gelmesi gerekir. Tedavide radyofrekansla bunlar tek tek yakılmaktadır. Tedavi yaklaşık 6 ay sürmektedir. Her ay hasta tedaviye gelir. Hastanın kansızlık, paraziter hastalıklar, böbrek yetmezliği, immün yetmezlik veya beslenme bozukluğu gibi nedenlerle vücut direncinin azalması bunların çıkmasına yol açar. Siğillerin tedavisi sırasında hasta yoğun ve stresli hayatına ara vermelidir. Bulaşma kaynaklarından uzak durmalıdır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Siğil Nedir ?

Siğiller derinin genelde sert yerlerinde görülen HPV virüsünün yaptığı çıkıntılardır. Genelde deriyle aynı renktedir. Bazen daha açık renkte olabilir. En yaygın görülen tipi sert ve buruşuk olanlardır. Ayak tabanında görülenler sürekli basmaya bağlı daha yumuşak ve düz olabilirler. Nasırlarla karışır.

Siğile neden olan HPV virüsü sıcak ve nemli ortamı sever. Bu nedenle yüzme havuzları, duşlar, soyunma odaları ve spor salonları gibi kalabalık yerler bulaşma ortamlarıdır.

Siğil hemen herkeste olabilir. Çocuklar, ergenlik çağındakiler, tırnaklarını yiyenler, tırnak etlerini koparanlar ve bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde siğil oluşma riski daha fazladır.

Çocuklardaki siğiller bazen kendi kendine geçebilir. Fakat bu her zaman görülmez. Giderek çoğalan vakalarda, acı ve kaşıntıda varsa biran önce tedavi edilmelidir. Alerjik bünyeye sahip olanlarda bağışıklık sistemini zayıf düşüren hastalıklarda veya kişi kemoterapi görüyorsa, kortizon kullanıyorsa siğil olma olasılığı daha fazladır. Derideki kesik ve yaralar virüsün yerleşmesini kolaylaştırır. Ayrıca havuz kenarı, hamam, kaplıca, banyo, duş, tuvalet gibi ortak kullanılan sıcak ve ıslak ortamlar virüslerin bulaşmasını kolaylaştırır. Buralardaki havlu, bornoz, terlik vb. gereçlerde bulaşmada etkendir. Bazen hijyen koşullarına özen göstermeyen kuaförler, güzellik salonları da tehlikelidir. Siğile doğrudan temas, tırnak yeme alışkanlığı, yorgunluk, stres, kötü beslenme diğer nedenlerdir.

Siğil tedavisinde en önemli konu siğillerin yok edilmesidir. HPV virüsüne etkili ne yazık ki bir ilaç yoktur. Bu virüsü kişi bağışıklık sistemi ile ortadan kaldıracaktır. Halk arasında siğil ilacı denilen ve eczanelerde satılan içinde salisilik asit içeren ilaçlar kullanılabilir. Bunları kullanırken dikkat edilecek konu cilde teması önlenmeli sadece siğilin üzerine uygulanmalıdır. Cilde uygulanırsa yanıklara neden olabilir.

Günümüzde modern siğil tedavisinde bunlar ya elektrokoterle ya da radyofrekansla yakılır. Yakma işlemi 1 seansta bitmeyebilir. Bazen de yakıldıktan sonra yeniden siğil çıkabilir. Bu nedenle bu tür hastalar 6 ay süre ile her ay kontrol edilmelidir.  Çıkan siğiller yeniden yakılmalıdır.

Yakma dışında krioterapi (dondurma) yöntemi kullanılabilir. Fakat yakmaya bir üstünlüğü yoktur. Bu işlemler yapılırken kişinin bağışıklık sistemini güçlü tutması da önemlidir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Kondilom Çeşitleri

Genital siğiller HPV virüsünün yaptığı lezyonlardır. Anal ve genital bölge en sık oldukları yerdir. Bunun dışında ağız mukozasında, vajinada, anüs içinde de görülebilir. Aynı kişide birkaç çeşit HPV virüsü bulunabildiği gibi değişik görünümlerde siğiller olabilir. Genital siğillerin görüntüleri ve yapıları herkeste aynı olmaz. Hatta aynı kişide birden fazla değişik görüntülü siğil olabilir.

Genital siğil çeşitleri yapılarına göre genelde 3 şekilde görülmektedir. Kondilomun tiplerindeki bu farklılık HPV virüsünün tipine göre değişebileceği gibi kondilomların oluştuğu yere veya kişinin cilt yapısına görede değişiklik gösterebilir.

Genital siğillerin çeşitleri tiplerine göre ayrılır.

1-Flat Genital Siğil, Flat Kondilom: En az görülen tiptir. Bunlar cildden hafif kabarık, geniş şekilde tabana sahiptirler. İlk bakışta cildde yama benzeri kalın değişik bir cilt görüntüsü vardır. Rahim ağzında veya anal bölgede beyaz plak şeklinde görülürler. Anal bölgede veya dış genital bölgede ise koyu, cildde kabarık, yama tarzında oluşumlar olarak görülürler. Mutlaka bunlarda biopsi yapılmalıdır.

2-Punktiform İğne Başı Şeklinde Genital Siğiller: Dış genital organlarda görülen siğillerin bir kısmı bu şekildedir. Erkeklerde sıktır. Kadınlarda da pubis bölgesinde görülebilir. Beyaz, sedefi renkte ve bol miktarda bulunabilirler.

3-Karnıbahar Şeklinde Genital Siğiller: her iki cinstede en sık görülen genital siğil tipidir. Bunlarda HPV virüsünün tip tayinini yapmak zordur. Bunlar yumuşak, kaşıntılı kitlelerdir. Hızla büyürler. Üzerleri kaşınırsa kanarlar.

Tüm siğillerde başvurulacak yöntem öncelikle biopsi alıp tip tayini yapılmasıdır. Daha sonra günümüzde en çok kullanlan yöntem radyofrekansla tedavi yoluna gitmektir. Çok yaygın olmayan vakalarda lokal veya spinal anestezi sonrası siğiller tek tek yakılır. Yakılan yerler sekonder iyileşmeye bırakılır. Tedavi yaklaşık 6 ay sürer. Hasta her ay gelerek yeni çıkan siğillerini yaktırır.

Tedavi süresince cinsel ilişkiden ayrı olmak gerekir. Prezervatif eşleri korumaz. 6 ayın sonunda kondilomlardan tamamen kurtulan hasta genede 1 yıl kontrol edilmelidir. Çünkü virüs uzun süre hastalık yapmadan vücutta kalabilir.

Çok geniş olan vakalarda ise cerrahi tedaviye başvurulur.

 

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Kondilom Tedavi Yöntemleri

Genital siğiller 100 den fazla HPV virüsünün neden olduğu gözle görülebilen lezyonlardır. Bunların bir kısmı sadece anüs ve genital bölgeye spesifiktir. Cinsel olarak aktif kadınların %20’sinin virüsü taşıdığı sanılmaktadır. Bunların bir kısmı kanser yapan tiplerdir. Aynı hastada 2 veya 3 çeşit HPV virüsü bulunabilir.

Siğiller (kondilomlar) bulaşıcıdır. Siğillerin bulaşma şekli cinsel temasdır. Bulaşma için penisin vajinaya girmesi şart değildir. Yüzeysel temas ve sürtünme bulaşma kaynağıdır.

Kondilomlar cinsel aktivite ile bulaşır. Cinsel aktivitesi olmayan kişilerde nadiren görülür. En sık 18-25 yaş arası cinsel aktivitesi olan kadınlarda görülür. Kadınlara vajinal ilişki ile bulaşır. Anüs çevresindeki enfeksiyonlar anal ilişki ile olur. Homoseksüellerde sıktır. Cinsel partner sayısı arttıkça enfeksiyon riski artar. Cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkları olan ( örneğin; HIV (+) ) kişilerde kondilom daha sık görülmektedir.

Çocuklarda görülen kondilom ya doğum sırasında anneden bulaşır ya da cinsel istismar sonucu olur. HPV yenidoğanda mucozal, konjonktival veya laringeal lezyonlar oluşturabilir. Bulaşma sezeryanla yapılan doğumlarda azalır.

Siğiller genital veya anal bölgede karnıbahar şeklinde et beni gibi oluşurlar. Boyutları çok değişiktir. Bunlar gözle görülürler. Renkleri çok değişiktir. Kahverengi bile olabilirler. Rahim ağzında ise gözle görülemeyen lezyonlar olabilir. Bunlar tedavi edilmezse rahim ağzı kanserine yol açar.

Genital ve anal kondilomlu hastaların yarıya yakını kişinin bağışıklık sistemi ile kendiliğinden ortadan kalkabilir. Fakat virüsün vücuttan atılımı yıllar alabilir. Görünür lezyonların iyileşmesi sağlam görünen dokularda virüsün bulunmadığı anlamına gelmez. Tedavi kondilomun vücuttaki yerine göre değişir.

1-Kimyasal Ajanlar:  Bunların podofilin, trikloro asetik asit (TCA) ve 5-fluoro urasil (5-FU), epirefrin gell’dir. Podofilin antimikotik bir ajandır. Hücreleri öldürerek etki eder. Tek ajan olarak haftada 1 veya 2 defa kullanılır. Yanıklara yol açabilir. Sadece kondilom üzerine uygulanmalıdır. Gebelikte kontrendikedir.

Trikloro asetik asit (TCA); Podofiline benzer etkilidir. Pamuklu bir çubuk ile direkt lezyon üzerine sürülür. Bunun avantajı cildde yanma yapmaz. Mukozal yüzeylerde de kullanılabilir.

2-İmmünolojik Tedavi: Bu amaçla imikuimod ve interferon-A kullanılmaktadır. İmikuimod (aldara) immün cevabı arttırır. %5’lik krem şeklinde uygulanır. Mukozal yüzeylere uygulanmamalıdır.

İnterferon-A sistemik olarak kullanılır. Lokal tedaviler sonrası kullanılabilir. Lökopeni ve karaciğer yetmezliği gibi yan etkileri vardır.

3-Krioterapi: Sıvı nitrojen lezyon üzerine püskürtülmesi ile yapılır. Tekrarlama olasılığı fazladır. Gebelerde de kullanılabilir.

4-Elektroagülasyon veya radyofrekans: Günümüzde en revaçta olan yöntemdir. Lezyonlar tek tek yakılır. Genelde lokal anestezi altından yapılan bir ofis tedavisidir.

5-Cerrahi Tedavi: Çok büyük lezyonlarda uygulanır. Uygulama sonrası oluşan defekt  ya greft ile kapatılır ya da sekonder iyileşmeye bırakılır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Kondilom Bulaşıcı Mıdır ?

Kondilom bulaşıcı bir hastalıktır. Daha çok cinsel yolla bulaşan ve kadınlarda genital siğil, rahim ağzı ve vajina kanserine yol açabilen HPV virüsü erkeklerde penis, skrotum ve anorektal kanserlere yol açar. Virüsün 100’den fazla tipi vardır. Bu nedenle korunması oldukça güç, bulaşması ise genellikle korunmasız cinsel ilişki sonucu olur.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda Türkiye’de tam bilgi sahibi olanların sayısı çok azdır. HPV virüsü erkekte penis üzerine, kadında ise vagene yerleşir. Daha sonra bu virüs buradaki hücreler içine yerleşir. Bu yerleşimden sonra yıllarca sessiz kalabileceği gibi zaman zaman alevlenmelere yol açarak tekrarlayan genital siğil (kondilom) diye isimlendirilen lezyonlara neden olur.

Ancak bazen bu virüsler sinsi bir yol izler. Siğillere yol açmaksızın hücre DNA’sında değişikliklere yol açar. Bunlarda kadın hayatını tehdit eden rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) için ön dönemi oluşturur. Bu dönemde kadından alınacak PAP smear başlangıç aşamasında hastalığın yakalanmasını sağlayacaktır. Yapılan araştırmalar rahim ağzı kanserlerinde bu ön değişikliklerin korkutucu derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Erken yakalanan vakalarda sadece hastalıklı rahim ağzı ameliyatla alınmakta ve hasta kurtarılmaktadır. Rahim ağzı kanserlerinin oluşumu 10-15 yılı alır. Bu nedenle kadınların PAP-smear testi yaptırması bu hastalıktan kurtulmalarını sağlar.

Erkeklerde durum biraz daha farklıdır. Anogenital ( anüs, penis, serotum ) kanserleri için HPV bir risktir. Ama HPV virüsünün 100’ün üzerinde çeşiti vardır ve bunların hepsi kansere yol açmaz.

Bu hastalıklardan korunmanın en önemli yolu tek eşlilikten geçer. Fakat bu bile gerçekçi bir öneri değildir. Prezervatif kullanmakta eşleri kısmen korumaktadır. Prezervatifin kapsamadığı alanlarda oluşan siğillerin bulaşması kaçınılmazdır.

Bu konuda aşılar koruyucu olabilir. Fakat bu aşıların belirli tiplerdeki virüslere etkili olması nedeniyle korumaları sınırlıdır. Aşı olan herkes hastalıktan kurtulmuş sayılmaz. Buna rağmen ergenlik döneminde başlanarak ileri yaşlara kadar kadın ve erkeklerin her ikiside bu aşıyı 3 uygulama halinde yaptırabilirler.

Bulaşma cinsel ilişki dışında da olabilir. Vajinal doğum yapan kondilomlu kadınlar virüsü bebeklerine bulaştırabilirler. Yeni doğan bebeklerin ağız boğaz bölgelerinde HPV enfeksiyonu görülebilir. Bundan sakınmanın en iyi yolu bu tür annelerin doğumu sezeryanla yapmasıdır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Bitkisel Kondilom Tedavileri

Kondilomlar cinsel yolla bulaşan bir hastalık olup her yaşta erkek ve kadında görülebilir. Genital bölgedeki siğiller pembe veya gri renkte genital bölge veya anal bölgede görülen yumuşak cilt tümörleridir.

Genital siğiller çok bulaşıcıdır. Enfekte bir kişiyle bir kez yapılan cinsel temas bulaşması için yeterlidir. Kondilomların en çok görüldüğü yaşlar 20-40 yaşlarıdır. Çocuklarda çok nadirdir. Bazen yeni doğanda kondilomlu bir anneden bulaşabilir. Bebeğin lariksinde lezyonlara rastlanır.

Genital siğiller enfekte kişiyle cinsel temastan aylar sonra dahi ortaya çıkmayabilir. İlk başlangıçta belirtiler çok silik olduğundan farkına varılmayabilir. Siğiller ağrısızdır ve ilk başlarda farkına varılmayacak kadar küçüktür. İlk başlarda kaşıntıya yol açabilir. Kaşıma sonucu bu bölgede iltihaplanmada olabilir. Hastalık ilerlerse siğiller bir alanda yoğunlaşabilir ve geniş bir bölgeye yayılabilir. Tüm anal veya genital bölgeyi tutabilir. Siğiller kılların arasında, sünnet derisi içinde, rahim ağzında, anüs içinde de görülebilir.

Genital siğillerin tedavisinde ilk adım enfekte kişinin bunu eşine bulaştırmaktan kaçınmasıdır. Bunun için hasta kişinin farklı kişilerle cinsel birliktelik yaşamaktan kaçınması ve her zaman prezervatif gibi bir kontraseptif bariyer yöntemi kullanması gerekir. Ayrıca genital bölge temiz ve kuru tutulmalıdır. Siğiller çıktığı anda mutlaka yok edilmelidir. Hasta bir bunları kendi kesmeye kalkmamalıdır.

Utanç verici bir durum olduğundan hastalar genital siğiller için doğal ev ilaçları kullanmayı ve evde tedavi yöntemlerini tercih etmektedirler. Siğiller üzerine elma sirkesi sürülmesi, taze incir suyu ile yıkama, siğil üzerine soğan veya sarımsak sarılması halk arasında yaygın kullanılan şeylerdir. Bunlara rağbet edilmemelidir. Hastalar siğilleri uzman bir doktora giderek tedavi ettirmelidir ve bağışıklık sistemini ve moralini iyi tutmalıdır.

Genital siğillere sebep olan hiçbir gıda yoktur. Tek başına diyet genital siğillerin tedavisinde hiçbir yarar sağlanmaz. Ancak tedavi ile birlikte sağlıklı bir diyet takip ederek tedavinin etkinliği arttırılabilir, hem de bağışıklık sistemi arttırılabilir.

Ispanak, lahana, domates, ananas ve incir genital siğillere iyi gelen yiyeceklerdir. Aşırı işlenmiş yemeklerden ve abur cubur yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Diyet süt, fındık ve tohumlarla dengede tutulur.

Sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak, tek eşlilik kondilom tedavisinde yardımcıdır. En önemlisi de bağışıklık sistemini güçlendirmek için dengeli ve sağlıklı bir diyet takip edilmelidir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Kondilomdan Tamamen Nasıl Kurtulunur

HPV virüsü ile karşılaşan bireylerin bir kısmında siğil görülmesi olağandır. Bir kez siğil problemi yaşayan kişi, doğru tedavi uygulanmazsa tekrardan aynı problemi yaşayacaktır. Siğil hastalığına sahip kişiler bunu çok iyi bilirler. Siğiller vücudun değişik yerlerinde çıkabilir. Kırmızı veya ten renginde, bazen de koyu kahverengi renkte et parçalarıdır. Genelde siğillerin üzerinde siyah renkte delikler vardır. Siğili besleyen ve üremesini sağlayan bu üst tabakadır. Anal bölgedeki siğiller gittikçe büyüyerek karnabahar tarzı bir görünüm alabilirler.

Siğiller bilhassa genital bölgede kötü bir görüntüye neden olurlar. Zaman zamanda kaşıntı yaparlar. Kişi bunları kaşırken kanatabilir. Hastanın sosyal ve seksüel yaşantısını etkiler. Depresyona neden olabilir. Birde en büyük tehlike bir DNA virüsü olan HPV virüsü hücrenin DNA yapısını değiştirerek kansere neden olabilir.

Tedavi amacıyla birçok yöntem kullanılmıştır. Bunlar kısaca yakma, lazer ve ilaç tedavisi şeklinde özetlenebilir. Siğil tedavisinde en önemli konu tedavinin sebatla devam ettirilmesidir. Siğil bir seansta tedavi edilecek bir hastalık değildir. Yaklaşık tedavileri 6 ay civarında sürer.

Siğil tedavisinde bir diğer konu siğil olan kişinin partneri de mutlaka tedavi edilmelidir. Yoksa hastalık tekrarlar ve bitmeyen bir kabusa döner.

Makatın içindeki ve dışındaki siğiller mercimek kadar olabileceği gibi karnabahar kadar dev boyutlara ulaşabilir. Siğil ne kadar büyük ve geniş alana yayılmış olursa tedavisi de o kadar zorlaşır. Bu nedenle fark edildiği anda tedavisi şarttır.

Makat siğillerinde asidik bir ilacın siğil üzerine uygulanması şeklinde bir tedavi vardır. Fakat burada siğiller yakılırken çevre deride yanabilir. Makat içindeki siğillerde bu yöntem kullanılamaz.

Dondurularak (krioterapi) siğil tedavisi bazı merkezlerde uygulanmaktadır. -40, -60° derecede gazla siğiller dondurularak yok edilmeye çalışılır. Bulunduğu yerde fazla iz kalır. Her siğile özellikle anüs içindeki siğillerde uygulanamaz. Nüksüde diğer yöntemlere göre fazladır.

Elektro koter veya radyo frekans ile siğillerin yakılması günümüzde en çok kullanılan yöntemdir. Lokal anestezi ile yapılır. Ameliyatsız bir yöntemdir. Elektrik enerjisi veya radyo dalgaları ile kondilomlar tek tek yakılmaktadır. Günümüzün en başarılı tedavi yöntemidir. Kliniğimizde lokal anestezi altında siğiller tek tek yakılır. Hasta her ay kontrole çağrılır. Çıkan siğiller tekrar tekrar yakılır. Yaklaşık 6 aylık bir tedavi süresi sonunda hasta kondilomlarından tamamen kurtulur. Yalnız HPV virüsüne etkili bir antibiyotik yoktur. Kişi bu virüsü bağışıklık sistemi ile yenecektir. Virüs yıllarca hastalık yapmadan kalabilmektedir. Bu yönden de hastaların uyanık olması gerekir.

 

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Kondilom Nasıl Geçer ?

Makad siğili (kondilom) HPV virüsünün yaptığı siğillerle karakterize bir hastalıktır. Yerleştiği yere göre de çeşitli isimlerle anılır. Makadda olan tipine kondilom denirken elde görülenine verruka vulgaris, ayak tabanındakine verruka plantaris denir.

Kondilom bulaşıcı bir hastalıktır. Bunu yapan bir HPV virüsüdür. Bu virüs kişiden kişiye temas şeklinde bulaşır. Direk yakın ilişki şarttır. Kişi kendi üzerinde başka yerlerine de bulaştırabilir. Aksırık, öksürük ile bulaşmaz. Bulaşma için cildin cilde teması şarttır. Dokunma veya cinsel ilişki gerekir. Bunu yapan 70’den fazla HPV virüsü saptanmıştır.

Makat ve genital organlarda görülen kondilomlar cinsel yolla bulaşır. Bu nedenle özellikle anal kondilomlar homoseksüel ilişki yaşayanlarda daha sık görülmektedir. Ancak sadece cinsel ilişkiyle bulaşmaz. Cildin cilde teması ile de bulaşır. Hatta klozetten, havuzdan bulaşabilir. Tuvaletten çıkan kondilomlu bir kişiyle tokalaşmak bile bulaşmaya yol açabilir. Hastalık mutlaka hastalıklı bir kişiden kapılır.

Korunmada hijyene çok dikkat edilmelidir. Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanımı bulaşmayı kısmen önleyebilir. Fakat prezervatif olsa bile kondilomlu ciltten partnere bulaşma olabilir. Cinsel partnerde kondiloma benzer çıkıntılar varsa ilişkiye ara verilmelidir. Kişi kendisinden kuşkulanıyorsa cinsel partnerine zarar vermemek için biran önce muayene olmalı, varsa biran önce tedavisini yaptırmalıdır.

Kondilomlarda tanı kolaydır. Genelde gözle konur. Kesin tanı için biopsi yapılabilir. Kondilom vakalarında özellikle homoseksüellerde anoskop ile anüs içine de bakmak gerekir. Anüs içinde varsa onlarında tedavisi yapılmalıdır.

Kondilom tedavisinde amaç kondilomların ortadan kaldırılmasıdır. Bu amaçla çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. İlaçla kondilomların kimyasal olarak yakılması iyi bir yöntem değildir. Kondilom yanarken çevredeki ciltte yanabilir. Makat içinde bu uygulanamaz. Buradakiler çoğalmaya devam eder.

            Dondurma (Krioterepi): Lezyonlar dondurularak yok edilir. Kontrollü yok edilememesi, etkisinin yüzeysel olması, tamamının temizlenememesi, fazla seans gerekmesi nedeniyle artık pek kullanılmamaktadır. Daha çok jinekolojide rahim ağzı kondilomlarında kullanılır. Bağırsak içinde uygulanmaz.

Elektrokoter veya radyo frekansla kondilom tedavisi günümüzde en yaygın kullanılan bir yöntemdir. Elektrokoter kaynak makinası misali elektrik arkıyla yakar. Radyo frekans ise radyo dalgaları ile etki eder. Bunlarla tedavi yaklaşık 6 ay sürer. Hasta her ay gelir. Çıkan kondilomlar tek tek yakılır. 6 ay sonunda genelde hasta bu kondilomlar da kurtulmuş olur. Fakat gene de 1 yıl süre hasta herhangi bir nükse karşı kontrol edilmelidir.

Yakma yöntemi ile ortadan kaldırılamayacak kadar büyük vakalarda cerrahi olarak kondilomlu deri çıkarılır. Oluşan defekt ya greftle kapatılır ya da sekonder iyileşmeye bırakılır.

Kondilom tedavi edilmezse gittikçe yayılır. Penis, anüs, vagina her tarafı tutabilir. Anüs içinden barsaklara yayılabilir. Bu tür hastaların bulaşıcılığı da fazladır.

Devamını Oku
Hemen Ara
Yol Tarifi